Temelde, yeni bir eve taşınıldığında ilk hafta genellikle kutular arasında geçer ve kararlar ertelenir. Kırlent ile ilgili öncelik sıralamasını baştan belirlemek, sonradan yapılacak masraflı düzeltmeleri engelliyor. İlk günlerde nelerin halledilmesi gerektiğini adım adım listeledik.
Çoğunlukla, kırlent konusunda acele verilen kararlar cogu zaman geri donusu pahali sonuclar dogurur. Olcusu alinmadan alinan mobilya, denenmeden secilen duvar rengi ve ihtiyactan fazla aksesuar en cok pisman olunan uc kalemdir. Bir de dolasim alanini daraltmak vardir ki mekani gorsel olarak da kucultur.
Pratikte, kırlent ile ugrasirken en yaygin hata, tek bir gorselden ilham alip mekanin kendi kosullarini yok saymaktir. Farkli bir isik acisinda ve farkli olculerde ayni sonuc elde edilmez. Ikinci sik hata ise her kosede birbiriyle yarisan cok sayida odak noktasi olusturmaktir.
Uzun omurlu, tamir edilebilir ve yerel uretilmis parcalar hem butceye hem cevreye iyi gelir. Kırlent ile ilgili tercihlerde malzemenin nereden geldigi ve nasil bertaraf edilecegi de hesaba katilmalidir.
Moda olan her detayi ayni mekanda toplamak yerine bir ya da iki guclu vurgu secmek daha akilli bir yol. Kırlent ile ilgili kararlarda gecici hevesleri kucuk aksesuvarlara, kalici tercihleri buyuk parcalara birakabilirsiniz.
Bu nedenle, sert zemin ve cok sayida cam yuzey, mekanda yankiya yol acar ve evi soguk hissettirir. Kalin hali, dokuma perde ve dolu kitapliklar sesi emerek konforu ciddi olcude artirir.
Çoğu durumda, akustik ozellikle acik planli evlerde ve ev ofisi kullaniminda belirginlesir. Ses yansimalarini kirmak icin karsilikli iki bos duvardan birini tekstil veya panelle yumusatmak yeterlidir.
En yaygin hata, mekani olcmeden alisverise cikmak ve gozle tahmin edilen boyutlara guvenmektir. Ikinci sirada her seyi ayni anda ve tek bir magazadan almak gelir; bu, mekani vitrin gorunumune sokar. Ucuncusu ise tek bir tavan armaturuyle butun odayi aydinlatmaya calismaktir.
İlk bakışta, perde, halı, yastık ve örtü gibi tekstiller mekânın sıcaklığını belirlediği için dokusu ve gramajı öncelikli ölçüttür. Sık kullanılan alanlarda yıkanabilir, solmaya dayanıklı ve leke tutmayan kumaşlar tercih edilmeli. Aynı ortamda en fazla iki üç farklı doku birleştirmek, görüntünün dağınık durmasını engeller.}
Ayrıca, mobilya düzenini değiştirmek yerine tekstil ve aksesuar üzerinden hareket etmek en pratik yöntemdir. Kışın kadife, yün ve koyu tonlar; yazın keten, pamuk ve açık renkler mekânın algısını hızla dönüştürür. Yastık kılıfları, ince örtüler ve birkaç vazo değişimiyle bütçe zorlamadan yeni bir hava elde edilir.}
Bitkiyi mekâna göre değil, mekânın ışık ve nem koşullarına göre seçmek gerekir; kuzey cephelerde zamiokulkas ve sansevieria, bol ışıklı odalarda ise incir ve palmiye türleri rahat yaşar. Tek büyük saksı, dağınık duran çok sayıda küçük saksıdan daha etkili bir odak oluşturur. Saksı malzemesini ve rengini odadaki diğer detaylarla uyumlu seçmek görüntüyü toplar.}
Uygulamada, yükseklik çoğu evde en az kullanılan kaynaktır; tavana yakın raflar, kapı üstü dolaplar ve dikey kitaplıklar taban alanını meşgul etmeden ciddi hacim kazandırır. Sandıklı puf, çekmeceli karyola ve kapaklı sehpa gibi çift işlevli parçalar dağınıklığı görünmez kılar. Sık kullanılmayan mevsimlik eşyaları kapaklı kutularda etiketleyerek saklamak, dolap içi düzeni kalıcı hale getirir.}
İlk bakışta, dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Evde yapılan her değişikliğin ardından birkaç gün beklemek, o düzenlemenin gerçekten size uyup uymadığını anlamanın en dürüst yoludur.